Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı ve İhtiyari Arabuluculuk: Kapsam, Süreç ve Hukuki Etkiler

Türk hukuk sisteminde alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin (ADR) en önemli ayağını oluşturan arabuluculuk, özellikle ticari hayatın dinamik yapısı gereği hızlı ve etkin bir çözüm yolu olarak öne çıkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) eklenen 5/A maddesi ile hukukumuza giren ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren belirli ticari davalar için mahkemeye gitmeden önce tüketilmesi zorunlu bir idari ve hukuki prosedür haline gelmiştir.

İzmir gibi ticaret hacminin yüksek olduğu metropollerde, tacirler arasındaki uyuşmazlıkların yargı yükü oluşturmadan, gizlilik prensibi çerçevesinde çözümlenmesi, ticari itibarın korunması ve ekonomik akışın kesintiye uğramaması açısından hayati önem taşır. Bu makalede, ticari arabuluculuğun teknik detayları, uygulama alanları, mutlak ve nispi ticari dava ayrımları ile sürecin hukuki sonuçları en ince ayrıntısına kadar ele alınacaktır.

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuğun Hukuki Temeli ve Niteliği

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk kurumu, temelde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine dayanmaktadır. Kanun koyucu, ticari davaların niteliği gereği uzmanlık gerektirmesi ve hızlı sonuçlanma ihtiyacı nedeniyle, bu tür davalarda yargılama öncesi bir süzgeç mekanizması kurmayı amaçlamıştır.

TTK Madde 5/A uyarınca; Kanun’un 4. maddesinde belirtilen davalardan (ticari davalar) ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Buradaki "dava şartı" kavramı, usul hukuku açısından kritik bir öneme sahiptir. Eğer davacı, arabuluculuk yoluna başvurmadan veya başvuru yapıp süreç tamamlanmadan (son tutanak düzenlenmeden) doğrudan dava açarsa, mahkemece dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir. Bu durum, hak sahipleri için ciddi zaman ve hak kaybına yol açabileceğinden, sürecin bir avukat gözetiminde yürütülmesi elzemdir.

Hangi Davalar Ticari Arabuluculuk Kapsamındadır?

Bir uyuşmazlığın ticari dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığının tespiti, davanın "Ticari Dava" niteliğinde olup olmadığına ve talebin konusuna göre yapılır. Hukuk tekniği açısından ticari davalar iki ana başlıkta incelenir:

1. Mutlak Ticari Davalar

Tarafların sıfatına (tacir olup olmadıklarına) bakılmaksızın, sırf mevzuatta düzenlendikleri yer veya konu itibarıyla ticari sayılan davalardır. Bu davalarda konusu para olan alacak ve tazminat talepleri varsa, arabuluculuk zorunludur. Örnekler şunlardır:

  • Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları (Acentelik, haksız rekabet, şirketler hukuku vb.),

  • Fikri Mülkiyet Hukuku’na dair mevzuattan doğan davalar (Marka, patent tecavüzü kaynaklı tazminat talepleri),

  • Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete mahsus diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden doğan davalar,

  • Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan davalar.

2. Nispi Ticari Davalar

Her iki tarafın da "tacir" olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili" olduğu davalardır. Bir uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki şartın kümülatif olarak (birlikte) gerçekleşmesi gerekir. Örneğin, iki lojistik firması arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağı davası, nispi ticari dava niteliğindedir ve arabuluculuğa tabidir. Ancak tacir olan bir taraf ile tacir olmayan bir kişi arasındaki uyuşmazlık, kural olarak nispi ticari dava sayılmaz (Tüketici hukuku kapsamına giren durumlar saklıdır).

Konusu Bakımından Sınırlama: "Bir Miktar Paranın Ödenmesi"

Kanun koyucu, ticari davaların tamamını değil, yalnızca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarını zorunlu arabuluculuk kapsamına almıştır. Bu detay, uygulamada sıklıkla karıştırılan bir husustur.

  • Kapsamda Olanlar: Mal bedeli alacağı, hizmet bedeli, cari hesap bakiyesi, cezai şart, kar kaybı, manevi tazminat (ticari ilişkiden doğan), menfi tespit davaları (Yargıtay’ın son içtihatları ile netleşmiştir), istirdat davaları.

  • Kapsam Dışı Olanlar: Tapu iptal ve tescil davaları, şirketin feshi davaları, genel kurul kararının iptali davaları, marka hükümsüzlüğü davaları, müdahalenin men'i gibi konusu doğrudan para ödenmesi olmayan "inşai" veya "tespit" nitelikli davalar (menfi tespit hariç) dava şartı kapsamında değildir. Ancak bu tür davalar için de taraflar isterlerse "İhtiyari Arabuluculuk" yoluna başvurabilirler.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci, sistematik ve şekli kurallara bağlı bir akıştır. Söymen Hukuk olarak müvekkil süreçlerinde titizlikle takip ettiğimiz bu akış, genel hatlarıyla şu aşamalardan oluşur:

1. Başvuru Aşaması

Başvuru, karşı tarafın (borçlunun veya davalının) yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki Adliye Arabuluculuk Bürosu’na yapılır. Başvuru, UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden avukatlar aracılığıyla elektronik ortamda da gerçekleştirilebilir. Başvuru esnasında uyuşmazlığın konusu, tarafların iletişim bilgileri ve talebin ticari niteliği açıkça belirtilmelidir.

2. Arabulucunun Atanması

Büro, sicile kayıtlı arabulucular listesinden puanlama usulüne göre bir arabulucu atar. Ancak taraflar, üzerinde anlaştıkları bir arabulucu varsa, bu ismi belirterek atama yapılmasını da talep edebilirler. Ticari uyuşmazlıklarda uzmanlık eğitimi almış arabulucuların görevlendirilmesi esastır.

3. İlk Oturum ve Bilgilendirme

Görevlendirilen arabulucu, tarafları en seri iletişim vasıtalarıyla (KEP, e-posta, telefon) ilk toplantıya davet eder. Taraflar bu toplantıya bizzat katılabilecekleri gibi, kendilerini yasal olarak temsil eden avukatları aracılığıyla da katılabilirler. Ticari davaların karmaşık yapısı ve hukuki terimlerin yoğunluğu nedeniyle, şirket yetkililerinin süreci avukatları ile yürütmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.

4. Müzakere Süreci

Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini ürettikleri esnek bir süreçtir. Mahkeme salonlarının katı kuralları burada geçerli değildir. Arabulucu, karar verici (hakim) değil, iletişimi kolaylaştırıcı bir rehberdir. Ticari sırlara riayet edilerek yapılan müzakerelerde;

  • Ödeme planları oluşturulabilir,

  • Borç yapılandırılabilir,

  • Faiz oranları üzerinde anlaşılabilir,

  • Para dışında (örneğin mal takası veya hizmet ifası) farklı edimlerle borç tasfiyesi kararlaştırılabilir.

5. Süre Sınırı

Ticari davalarda arabulucunun, görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde süreci sonuçlandırması gerekir. Bu süre, zorunlu hallerde en fazla 2 hafta daha uzatılabilir. Dolayısıyla toplam süreç maksimum 8 haftada tamamlanmak zorundadır. Bu durum, yıllarca süren ticari davalarla kıyaslandığında muazzam bir zaman tasarrufu anlamına gelir.

Toplantıya Katılmamanın Ağır Yaptırımı

Ticari arabuluculuk sürecinin en kritik noktalarından biri, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinde düzenlenen yaptırımdır. Kanun, tarafları sürece ciddiyetle yaklaşmaya zorlamak amacıyla şu hükmü getirmiştir:

"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda; bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez."

Bu hüküm, ticari bir davada haklı olsanız dahi, eğer arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmazsanız, dava sonunda kazandığınız halde karşı tarafın avukatlık ücretini ve mahkeme masraflarını ödemek zorunda kalabileceğiniz anlamına gelir. Bu nedenle, ilk oturuma katılım (veya vekil aracılığıyla temsil) hayati bir usul işlemidir.

Anlaşma Belgesinin Hukuki Niteliği: İlam Hükmünde Belge

Arabuluculuk süreci sonunda taraflar bir anlaşmaya varırlarsa, bu durum bir "Anlaşma Belgesi" ile kayıt altına alınır. Bu belge, sıradan bir sözleşmeden çok daha güçlü bir hukuki etkiye sahiptir.

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ilam niteliğinde belge sayılır (HUAK m. 18/4). Bunun anlamı şudur: Eğer borçlu taraf, anlaşma belgesinde taahhüt ettiği edimi (örneğin ödemeyi) yerine getirmezse, alacaklı taraf tekrar dava açmaya gerek kalmaksızın, bu belgeyi doğrudan icra dairesine götürerek, sanki elinde bir mahkeme kararı varmış gibi "ilamlı icra" takibi yapabilir.

İlamlı icra takibi, borçlunun itiraz ederek takibi durdurma imkanının olmadığı, en güçlü cebri icra yöntemidir. Bu özellik, ticari alacakların tahsilat güvenliği açısından arabuluculuğu son derece cazip hale getirmektedir.

Menfi Tespit ve İtirazın İptali Davalarında Arabuluculuk

Uygulamada en çok tereddüt yaşanan konulardan biri, icra takibine yapılan itirazın iptali davaları ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığıdır.

  • İtirazın İptali Davası: Ticari nitelikteki bir alacak için başlatılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine açılacak itirazın iptali davası, konusu para alacağı olduğu için zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması şarttır.

  • Menfi Tespit Davası: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve ilgili dairelerin yerleşik hale gelen içtihatları doğrultusunda, ticari nitelikteki menfi tespit davaları da dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorundadır.

İhtiyari Arabuluculuk: Ticari İtibarı Koruyan Gizli Liman

Dava şartı (zorunlu) arabuluculuğun yanı sıra, "İhtiyari Arabuluculuk" da ticari hayatta stratejik bir öneme sahiptir. Zorunlu kapsama girmeyen veya henüz dava aşamasına gelmemiş uyuşmazlıklarda taraflar, kendi iradeleriyle ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler.

Özellikle İzmir gibi ticaretin ve sanayinin yoğun olduğu bölgelerde, şirketler arasındaki uyuşmazlıkların basına veya üçüncü kişilere yansıması ticari itibarı zedeleyebilir. Arabuluculuk süreci gizlilik ilkesine tabidir. Toplantılarda konuşulanlar, sunulan teklifler, ikrar edilen vakıalar; daha sonra açılabilecek bir davada delil olarak kullanılamaz ve arabulucu dahil kimse tarafından tanıklık konusu yapılamaz. Bu koruma kalkanı, şirketlerin ticari sırlarını ifşa etmeden özgürce müzakere edebilmelerine olanak tanır.

Sıkça Karşılaşılan Özel Durumlar

1. Yabancılık Unsuru Taşıyan Ticari Uyuşmazlıklar

Taraflardan birinin yabancı olması veya uyuşmazlığın yurt dışı kaynaklı olması durumunda da arabuluculuk mümkündür. Hatta Singapur Konvansiyonu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Türkiye’de yapılan arabuluculuk anlaşmaları, konvansiyona taraf olan diğer ülkelerde de doğrudan icra edilebilir hale gelmiştir. Bu durum, uluslararası ticaret yapan Türk firmaları için büyük bir avantajdır.

2. Sigorta Uyuşmazlıkları

Ticari nitelikteki sigorta alacakları (örneğin nakliyat sigortası, yangın sigortası tazminatları) da dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru ile arabuluculuk arasındaki ilişki, somut olayın özelliklerine göre bir avukat tarafından değerlendirilmelidir.

3. Deniz Ticareti Hukuku

Deniz ticaretinden kaynaklanan; çarter sözleşmeleri, konişmento, navlun, gemi adamı alacakları gibi konular, mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan arabuluculuk sürecine tabidir.

Arabuluculuk Ücreti ve Masraflar

Ticari arabuluculukta ücretlendirme iki şekilde gerçekleşir:

  1. Anlaşamama Durumu: Süreç sonunda anlaşma sağlanamazsa, arabulucunun ücreti (ilk iki saat için) Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bu ücret, ileride açılacak davada haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere yargılama gideri olarak kaydedilir. İki saati aşan kısımlar taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça eşit ödenir.

  2. Anlaşma Durumu: Anlaşma sağlanması halinde, aksi kararlaştırılmadıkça, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen nispî ücret (anlaşılan rakam üzerinden belirli bir yüzde), taraflarca eşit olarak ödenir. Bu ücret, uzun süren dava masrafları (bilirkişi, keşif, tebligat giderleri) ve zaman maliyeti ile kıyaslandığında oldukça makul bir seviyededir.

Ticari Arabuluculukta Avukatın Rolü ve Önemi

Arabuluculuk her ne kadar tarafların iradesine dayalı bir süreç olsa da, hukuki bilgisizlikle yapılan anlaşmalar telafisi imkansız zararlar doğurabilir. Anlaşma belgesinin imzalanması ile birlikte taraflar, üzerinde anlaşılan konularda artık dava açma haklarını kaybederler. Bu nedenle;

  • Müzakere stratejisinin belirlenmesi,

  • Alacağın faiz, masraf ve fer'ileri ile doğru hesaplanması,

  • Anlaşma metninin icra edilebilirliğe uygun hukuki dille kaleme alınması,

  • Risk analizinin doğru yapılması,

ancak deneyimli bir hukuk bürosunun desteği ile mümkündür. İzmir ve çevresindeki ticari ekosistemde Söymen Hukuk olarak gözlemimiz, avukat ile temsil edilen şirketlerin arabuluculuk süreçlerinden çok daha yüksek oranda tatmin edici sonuçlarla ayrıldığı yönündedir. Sürecin sadece bir prosedür olarak görülmeyip, etkin bir çözüm mekanizması olarak kullanılması, profesyonel hukuki destekle mümkündür.

Ticari Davalarda Yetki Kuralları

Dava şartı arabuluculuk başvurusunda yetkili büro, HMK’daki genel yetki kurallarına göre belirlenir. Kural olarak;

  • Karşı tarafın (davalı/borçlu) yerleşim yeri,

  • Veya işin yapıldığı yer,

  • Sözleşmede bir yetki şartı varsa, yetkili kılınan yerdeki,

Adliye Arabuluculuk Bürosu yetkilidir. Yetkisiz büroya yapılan başvurular, karşı tarafın yetki itirazı ile karşılaşabilir ve sürecin uzamasına neden olabilir. Bu teknik detaylar, başvuru aşamasında titizlikle incelenmelidir.

Ticari hayatın hızı ve rekabet koşulları, uyuşmazlıkların mahkeme koridorlarında yıllarca beklemesine tahammül edemez. Dava şartı arabuluculuk, doğru yönetildiğinde, Türk hukuk sisteminin ticari aktörlere sunduğu en işlevsel araçlardan biridir. Gerek zorunlu gerekse ihtiyari arabuluculuk süreçlerinin; mevzuata hakim, müzakere teknikleri konusunda yetkin ve ticari hukukun inceliklerini bilen hukukçularla yürütülmesi, adalete erişimi hızlandırırken ticari menfaatleri de güvence altına almaktadır.

Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Herhangi bir konuda desteğe ihtiyacınız var ise bizlere istediğiniz anda ulaşabilirsiniz

İletişime Geç
Telefon
WhatsApp
Instagram
Facebook